uzm--dr--sema-halhalli---ic-hastaliklari-uzmani-bilincsiz-beslenmenin-tehlikeli-etkisi-kansizlik

web tasarla

uzm--dr--sema-halhalli---ic-hastaliklari-uzmani-bilincsiz-beslenmenin-tehlikeli-etkisi-kansizlik

tekirdağ haberleri

Ana Sayfa     |     Ekonomi     |      Güncel      |      Spor      |      Sağlık      |      Künye      |      İletişim


Son Dakika |
uzm--dr--sema-halhalli---ic-hastaliklari-uzmani-bilincsiz-beslenmenin-tehlikeli-etkisi-kansizlik

 Uzm. Dr. Sema Halhallı \ İç Hastalıkları Uzmanı

BİLİNÇSİZ BESLENMENİN TEHLİKELİ ETKİSİ KANSIZLIK

  Özel Tekirdağ Yaşam Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Sema Halhallı, oksijeni akciğerlerden vücuda taşıyan hemoglobin’in kandaki oranınının azalmasıyla kansızlığın ortaya çıktığını ifade ederek, bu durumun tüm yaş, ırk ve etnik gruplarda görülebileceğini bildirdi. Dr. Halhallı, kadınlarda ve erkeklerde görülebilen kansızlığın en fazla üretken dönemdeki kadınlarda yaşandığını belirtti.

Özel Tekirdağ Yaşam Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Sema Halhallı, "Kansızlığın nedenleri, belirtileri ve tedavisi" hakkında şu bilgileri verdi:

   Halk arasında kansızlık olarak bilinen anemi, kırmızı kan hücrelerinin sayı olarak az olması ve kırmızı kan hücrelerinin içerisinde bulunan hemoglobin adı verilen maddenin miktarının az olmasıdır. Hemoglobin, oksijeni akciğerlerden tüm vücuda taşıyan bir proteindir. 

 

 Aneminin başlıca üç nedeni şunlardır:

•         Kan kaybı

•         Yetersiz alyuvar üretimi

•         Alyuvar yıkımının fazla olması

   Kan kaybı aneminin özellikle demir eksikliği anemisinin en sık görülen sebebidir. Kan kaybı kısa süreli olabileceği gibi uzun zamandır devam eden gizli bir kanama da olabilir. Üretken çağdaki ka- dınlarda görülen en sık neden menstruasyon kanamalarıdır. Bunun dışında üst ve alt sindirim kanalındaki kanamalar, idrar yollarından olan kanamalar, cerrahi operasyonlar, travma ya da kanser kansızlığa neden olabilir. Bunun yanında demir, B12 vitamini, folik asit içermeyen bir beslenme tarzı  vücudumuzdaki kırmızı kan hücre yapımını engelleyebilir. Vücudumuz alyuvar üretebilmek için ayrıca bakır, riboflavin ve C vitaminine de ihtiyaç duyar. Yine vücutta besinlerin emilimini engelleyen bir durum varsa da alyuvar yapımı (kırmızı kan hücresi) engellenebilir. Gebelik süresince demir ve folik asit ihtiyacı artmış olduğundan ve gebeliğe bağlı bazı değişikliklerden dolayı anemi oluşabilir. Böbrek hastalıkları ve kanser gibi bazı hastalıklarda vücut yeteri kadar alyuvar yapamayabilir. Bazı kanser ve kanser tedavileri kemik iliğine ve alyuvarların oksijen taşıma kapasitesine zarar verebilir.

ANEMİNİN BELİRTİLERİ NELERDİR?                                                      

 

   En sık görülen belirti halsizliktir. Anemik kişi kendisini yorgun bitkin isteksiz hisseder. Bunun yanında nefes darlığı, baş dönmesi, baş ağrısı, göğüs ağrısı, unutkanlık, soluk cilt, çarpıntı vb. kalp ritim bozuklukları  görülebilir.

İMLER RİSK ALTINDADIR?                                                             

   Anemi tüm yaş, ırk ve etnik gruplarda görülebilir. Hem kadın hem erkelerde görülme riski vardır; ancak en çok üretken dönemdeki kadınlar risk altındadır. Daha önce de bahsettiğimiz gibi bunun nedeni hem menstruasyon kanamalarıyla yaşanan kan kaybı hem de gebeliğe bağlı demir ve folik asit ihtiyacındaki artıştır.

 NASIL TEŞHİS EDİLİR?                                                                             

   Doktorunuz sizin ailesel ve kendi geçmişinizi, takip edilen kronik bir hastalığınız

olup olmadığını sorgulayarak, gerekli muayenelerinizi yaptıktan sonra gereken tahlil sonuçlarıyla anemiye karar verecektir. Bazı durumlarda aneminin altında yatan başka bir hastalık olup olmadığının araştırılması gerekebilir. Bu durumda bir takım ileri tetkiklerin yapılması gerekebilir.

 ANEMİ NASIL TEDAVİ EDİLİR?                                                               

   Tedavideki amaç kanın oksijen taşıma kapasitesini arttırmaktır. Bu da alyuvarların sayısını ve demir içeriğini arttırmakla mümkün olur. Vitamin ve demir düzeylerini yükseltmek için beslenme değişiklikleri, ek gıda takviyeleri ve doktorun vereceği karara göre ilaç tedavileri verilmesi gerekebilir. Demirden zengin gıdalar arasında özellikle kırmızı et olmak üzere tavuk, hindi, balık eti, kabuklu deniz ürünleri, ıspanak ve diğer koyu yeşil yapraklı sebzeler; bezelye, mercimek, fasulye, barbunya, nohut,

soya fasulyesi, üzüm ve kayısı gibi kurutulmuş meyveler, erik suyu bulunmaktadır. B12 vitamininden zengin besinler arasında kırmızı et, ciğer, kümes hayvanları ve balık gibi etler; yumurta, süt ve süt ürünleri, soya bazlı içecekler bulunmaktadır.

     Folik asit açısından zengin besinler arasında ıspanak ve diğer koyu yeşil yapraklı sebzeler, börülce ve kuru baklagiller, sığır ciğeri, yumurta, muz, portakaldır.

   Ayrıca C vitamini de vücutta demir emilimi için gerekli demir emilimini kolaylaştıran bir vitamindir. C vitamininden zengin besinler arasında sebze ve meyveler, özellikle de turunçgiller (narenciye), kivi, çilek, kavun, sebzelerden ise brokoli, biber, brüksel lahanası, domates, patates ve ıspanak ve turp yaprağı gibi koyu yeşil yapraklı sebzeler bulunmaktadır.

   Demir ilaçlarının ve diğer takviye ilaçların doktor önerisiyle gerekli tetkikler yapıldıktan sonra kullanılması gerekmektedir. Aksi takdirde fazladan gereksiz yere aldığımız ilaçlar vücudumuzda demir birikimine neden olarak başka hastalıklara neden olabilmektedir.

Okunma :1210
Yapılan Yorumlar
Yazarlar
Mehmet ŞEN
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANIM KAMU OYUNA AÇIKLA AK PARTİNİN BÜYÜKŞEHRİN YATIRIMINDA ENGELLEDİKLERİ KONULARI
Anket
Ziyaretçi Sayılarımız
Bugün : 543
Dün : 3217
Toplam : 4226515
Foto Galeri

sanalbasin.com üyesidir


Tüm Hakları Saklıdır. Tekirdağ Kent Haber 2013©    | info@tekirdagkenthaber.com  |  Sitemiz Tekirdağ Büyükşehir Gazeteciler Derneği Üyesidir


Tekirdağ Haberleri web tasarım Sohbet