otizm---beslenme-ve-tedavisi

web tasarla

otizm---beslenme-ve-tedavisi

tekirdağ haberleri

Ana Sayfa     |     Ekonomi     |      Güncel      |      Spor      |      Sağlık      |      Künye      |      İletişim


Son Dakika |
otizm---beslenme-ve-tedavisi

OTİZM”BESLENME VE TEDAVİSİ”

Özel Tekirdağ Yaşam Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Güzen Eşsiz otizm’in, son yıllarda tıptaki önemli ilerlemelere rağmen önü alınamaz bir şekilde fazlalaştığını bildirdi. Türkiye‘de 68 çocuktan birinin otizmli olduğunu ifade eden Dr. Eşsiz ailelere, otizmden etkilenen çocukların beslenmeleri ve tedavilerine ilişkin bilgiler verdi.  

   Özel Tekirdağ Yaşam Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Güzen Eşsiz, konuyla ilgili şu bilgileri aktardı:
   Otizm; uzmanlara göre sindirim sisteminde başlayan, sonuçlarını beyinde gösteren, gelişimsel bozukluk çerçevesinde seyreden bir hastalıktır. Nitekim bu çocukların neredeyse tümünde mide ve bağırsak şikayetleri yaşanmaktadır.
   Otizm artışındaki önemli nedenlerin başında sağlıksız, niteliksiz endüstriyel gıdaların ve çevresel faktörlerin geldiği belirtilmektedir.
   Hepimiz hemen her kaynaktan çeşitli şekillerde ve miktarlarda toksik maddeleri alıyoruz; ancak sağlıklı isek ve yeterli metabolizmaya sahipsek bunları temizleyebiliyoruz.
   Aynı çevresel zararlıya (ağır metal, böcek ilaçları, tarım ilaçları, antibiotikler, enfeksiyonlar vb.. gibi) maruz kalınmasına rağmen her çocukta otizm tablosunun görülmemesi otizme yatkınlık sağlayan TEK GEN POLİMORFİZM'LERİNİN varlığı ile açıklanıyor. Burada talasemi gibi hastalıklarda görülen gen eksikliği ya da yapısal bozukluk yok, fakat genin karakteri bozuk ve idare ettiği enzim tembel çalışıyor. (otizm, alzheimer, multipş skleroz, şizofren, bipolar bozukluk  yaşayan hastalar bu grubun içindedir.)

   Son 50-60 yılda çevre ve gıda kirliliği nedeni ile otizmde patlama yaşanmaktadır.
   Otistik çocukların çoğu erken bebeklik çağında tümüyle normaldir. (6 ay ile 18 ay arası) Daha sonra hastalık belirtileri çıkmaya başlar ve sağlam çocuklar yavaş yavaş gerilemeye başlar. Buna REGRESİF OTİZM denmektedir..  PROGRESSİF OTİZM'de klinik belirtiler doğumdan itibaren görülür ve giderek ilerler.

 

OTİZMDE ERKEN TANI:
   Doğumla başlıyan progressif otizmde bebekler normal kolik şikayetlerinden ayırtedilebilen sıkıntılı bir dönem yaşarlar. Gece gündüz ağlıyan, kötü kokulu gazı ve ileri dönemlerinde yenidoğan gelişmesine uymayan hareketleriyle farkedilebilirler.

Regresif otizmde ise:
1- Göz temasının olmaması

2- Konuşmanın gecikmesi veya hiç konuşamaması

3- Seslenildiğinde tepki vermemesi( işitmesi normal olmasına rağmen)

4- Kendi iç dünyalarında yaşamak istemeleri ve fiziksel temaslardan hoşlanmamaları ( kucağa alınca susması ve direnmesi)

5- Etraftaki nesnelerle ilgilenmemesi

6- Çoğu başını sallar, ellerini ve bacaklarınıda farklı şekilde kullanırlar. Kendi etraflarında dönüp(mevleviler gibi) ellerini çırparlar. Bu davranışlarının çoğu beyinde azalan kan akımını arttırmaya yöneliktir.

7- Genellikle çok agressif ve saldırgan olabilirler. Kendilerine ve ev halkına zarar verebilirler. Tehlike ve korku duygusu çoğunda yoktur.

8- Acıdan, sıcaktan ve soğuktan fazla etkilenmezler. Bunun temel nedeni sindirilmemiş proteinlerin-süt (kazein) ve buğday (gluten)in kana geçmesi ve beyinde morfin etkisi yapmamasındandır. Anlaşılacağı gibi çocukta küçük çapta bir morfin zehirlenmesi olayı yaşanmaktadır. Aynen morfinmanlar gibi bu maddeleri alamadıkları zaman çıldırırlar.

 

OTİZM TABLOSU NASIL OLUŞUYOR ?

   Otizmin başta gelen nedenleri şunlardır:

*Ağır metaller

*Antibiotikler

*Kimyasal toksik maddeler

*Enfeksiyonlar

*Beyin kan akımında azalmaya neden olan hastalıklardır.

 

   Genetik yatkınlıkları (tek gen polimorfizmleri) nedeni ile bu toksin ve engeksiyonlarla yeterince baş edemiyen çocuklarda bir dizi birbirine bağlı mekanizmanın etkisi ile otizm tablosu oluşur.

   Bağırsak sıvıları ve enzimleri azalıp sindirim bozulduğu için besinle alınan proteinler yeteri kadar parçalanamadan kana geçiyor. Bu sindirilememiş polipeptitler dokularda ve beyinde morfin etkisi yapıyor.

   Bağırsaktaki faydalı mikropların azalması sonucu hastalık yapan bakteri, mantar ve parazitler bağırsağın doğal yapısını bozuyorlar.

   Toksinler, tam olarak sindirilemiyen protein parçacıkları ve hastalık yapan mikroorganizmalardan çıkan metabolitler bağırsakta yaygın iltihaba yol açıyorlar.

   Bağırsak hücrelerinin geçirgenliği artarak bağırsak sızdırmazlığı bozuluyor ve normalde kana geçemiyen toksinler kana geçiyor.

   Diğer taraftan bağırsak hücrelerinin fonksiyonuu bozulduğundan taşıyıcı proteinlere bağlı vitamin, mineral ve diğer besi maddeleri kana geçemiyor. Sonuçta vitamin, mineral ve besi maddesi eksikliği yaşanıyor.

   Yağların sindiriminin azalması yağ ve yağda eriyen vitamin ve besi maddelerinin (A,D,E,K vitamini ve likopen) kana geçmesini azaltıyor.

   Neticede:

   Bağışıklık cevabı ve enflasyona artar

   Enzimatik reaksiyonlar yavaşlar

   Alerkik reaksiyonlar gelişir

   Hormonal yetersizlikler olur

   Sinir iletici fonksiyonları bozulur

   Toksinlerin beyin ve diğer organlar üzerine direkt etkileri yaygın gelişimsel bozukluğa yol açar.


   Yapılan araştırmalar sonucunda bu çocuklarda en çok kurşun ve civa zehirlenmesi görülmekte, onu takibende arsenik, kadmiyum, aluminyum, uranyum zehirlenmeleri tespit edilmektedir. Maalesef bu toksinlerin bazıları devamlı soluk alıp verdiğimiz havada, evlerimizin boya ve badanasında, plastik pencere doğramalarında, panjurda, sentetik boyalı halılarda, sentetik vernikli mobilyada, elektronik eşyalarda, otomobillerde, giysilerde, yiyeceklerde, oyuncaklardaa ve hatta bazı aşılarda mevcut.


OTİZMİN TEDAVİSİ VAR MI!
   (DAN PROTOKOLÜ= Defeat austim now= otizmi şimdi yen)
   Tedavi İçin altın fırsat 1 ila 5 yaş arasıdır. Erken teşhis tedavide önemlidir.

   Doğal yiyeceklerden oluşan bir  beslenme şekli (paketlenmiş gıdalar, mısır ve pirinç haricinde tüm tahıl ürünlerinden, soyadan, ağır metal içeren nesnelerden uzak tutmak) Örneğin: ağır metal içeren dip balıkları ve antibiotikli kültür balıkları yerine yüzeyde, küçük balıklar tercih edilmeli.

Glutensiz (un) ve kazeinsiz (süt) diyet şarttır.
   Vitamin (özellikle D vitamini), mineral ve aminoasit eksikliklerinin giderilmesi.
   Bağırsak florasının düzenlenmesi (prebiotik ve probiotiklerin kullanılması)
   Sindirim enzimlerinin kullanılması

Katkısız doğal yiyeceklerin yenmesi

Ağır metallerin temzilenmesi tedavisi (civa, kurşun gibi)

Hiperbarik oksijen tedavisi

İlaç tedavisi

Eğitim ve spor etkinlikleri.

Okunma :758
Yapılan Yorumlar
Yazarlar
Mehmet ŞEN
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANIM KAMU OYUNA AÇIKLA AK PARTİNİN BÜYÜKŞEHRİN YATIRIMINDA ENGELLEDİKLERİ KONULARI
Recep ÇALI
YEREL YÖNETİCİ/YEREL BASIN DAYANIŞMASI ŞARTTIR
Uzun süredir üretmeyen bir ekonomi ve kontrolsüz borçlanma ile yaşıyoruz. Sonucu da bugünkü ekonomik sıkıntılar elbette. İktidar sahipleri ise hala dış güçler, ekonomik saldırı, beka sorunu tarzında söylemlerle halk nezdinde popülaritesini kaybetmeme mücadelesi sürdürüyor
Anket
Ziyaretçi Sayılarımız
Bugün : 1559
Dün : 1958
Toplam : 4578278
Foto Galeri

sanalbasin.com üyesidir


Tüm Hakları Saklıdır. Tekirdağ Kent Haber 2013©    | info@tekirdagkenthaber.com  |  Sitemiz Tekirdağ Büyükşehir Gazeteciler Derneği Üyesidir


Tekirdağ Haberleri web tasarım Sohbet